berfin
Tue 1 April 2008, 09:59 am GMT +0300
Yüksek Benliğinizle Bağlantı – Arkturus Mesajları
Sizin üzerinde çalışacağınız dört enerji kaynağı var. Bunlar sizin düşünceleriniz, sözleriniz, duygularınız ve eylemlerinizdir. Bunu bilerek, yapmanız gereken şey bu enerji çıkışlarının her birinin gücünün farkında olmaktır. İnsanlar olarak, bu alanların her biri üzerinde hâkimiyet kurmaya başlamalısınız. Enerjinizin boşa harcanmasına izin vermeyin. Çevrenizdekilerin olumsuzluklarının yüksek bir kaynaktan gelen değerli enerjinizi tüketmenize izin vermeyin. Zihninizin başıboş gezinmesine izin vermeyin. Siz kendi tapınağınızın ve bilincinizin üstadı ve efendisisiniz. Kudretli «Ben» mevcudiyetiniz içinde bu liderlik rolünü üstlenin.
Üstatlığı başarabileceğiniz bir başka yol da fiziksel bir arınmadan geçmektir. Bedeniniz rahatsız olduğu ve en saf biçimde işlev yapmasına izin verilmediği her seferinde, o da kalp merkezinizdeki yaşamsal enerjiyi çekip tüketecektir. Kaçınılması gereken yiyecekler: rafineleştirilmiş unlar, kafein ve zihin tayfını çarpıcı bir biçimde değiştiren maddelerdir (uyuşturuculardır). Kırmızı etler ise gezegeninizin ürettiği en düşük titreşimli besinlerdir.
Bedenlerinizi bu besinlerden kurtardığınızda, siz bir yüksek enerji ve güç kaynağı haline gelirsiniz. Bu yüksek enerji kaynağıyla da daha berrak bir bilinç haline kavuşursunuz. Bu yüksek bilinç hali içinde de bedeninizin üzerinde bulunan Yüksek Benliğiniz ile bağlantı kurabilirsiniz. Bu enerji kaynağı öyle saf bir elektromanyetik enerji formudur ki, onunla ancak beden titreşim hızınız benzer bir frekanstaysa yeniden birleşebilirsiniz. Bedenin ve zihnin, ruh ile aynı düzeyde yeniden birleşebilecek derecede temizlenmesi zorunludur.
Ruh, titreşim frekansında özveride bulunarak uzlaşmaz. Bir kez öz o yoğun ve güzel ışımaya ulaştığında, artık bunun geri dönüşü yoktur. Şimdi bilinç düzeylerini bir daha yüksek yoğunlukta var olacak şekilde yükseltmek insanların egolarına kalmış bir şeydir. Gezegen üstündeki ruhların misyonu budur. Bu gerçektir.
Dünyanızın kaderi bizim değil, sizin ellerinizde yatmaktadır. Bizler bu zamana dek izlemeyi seçtiğiniz yol yüzünden kaçınılmaz görünen karanlıktan çıkmanıza yardım etmek için buradayız. Biz sizin yolunuza ve irade özgürlüğünüze saygı duyuyoruz. Ancak geriye yaslanıp, realitenizin körlüğü içinde kendinizi yıkıma uğratmanıza seyirci de kalmayacağız. Bizim misyonumuz, doğmakta olan bu yenidünyada ayak basacak sağlam bir yer bulmanıza yardım etmektir. Bu zaman kapısından geçip, bu daha yüksek boyut frekansında bize katılmanıza yardımcı olmak için «Yükselmiş Üstatlar» tarafından gerekli görülen her türlü işlevi yerine getireceğiz. Biz görevimizi tam bir adanmışlıkla yerine getiriyor ve işimizi bir sevgi eylemi olarak görüyoruz.
Bu uzak topraklara yaptığımız yolculuğu, size karşı bir sevgi ve taahhüt yolculuğu olarak görün. Biz kim ve ne olduğunuzdan ötürü size saygı duyuyoruz. Biz sadece, bir gün bu tutumun karşılığını verebileceğinizi umut ediyoruz. Yükselmiş âlemler, yedinci ışın ve onun da üstündeki titreşim frekansına erişmiş ruhları içerir. Bir ruhun daha düşük bir ışının titreşim frekansına erişmiş olması, bu varoluş hali, bu ruhun daha düşük bir nitelikte olduğunu göstermez. Bir ruh Dünya katında yedinci inisiyasyonun sınavlarından geçtikten sonra artık o ruh üçüncü boyut frekansından ayrılıp, insanların bildiği en yüksek düzeye –yedinci ışık frekansına- girmeye hazırdır.
Tanrı’ya dönüş yolunda başka birçok boyut frekansı vardır ama Dünya’nın yaradılış amacı, bu zaman ve uzayda başarılmış olanlar doğrultusunda tutulan yol budur. Bu diyaloğun amaçları açısından açıklanması zor bir kavramdır. Evrende her şey titreşimlerden oluşur. Titreşim frekanslarında milyonlarca değişimler vardır. Ancak bildiğiniz gibi hiçbir şey ışık hızından daha hızlı titreşemez. Her bir renk farklı bir hızda titreşir. Menekşe rengi, tüm rengin mevcudiyeti olan beyaz ışık tarafından massedilip beyaz ışığa dönüşmeden önce en yüksek frekanstır. Bu en yüksek frekans, yedinci ışına eşit olan titreşimdir.
Arkturus Mesajları, Dr.Norma J.Milanovich, Akaşa Yayınları, İstanbul – 1998.
Sizin üzerinde çalışacağınız dört enerji kaynağı var. Bunlar sizin düşünceleriniz, sözleriniz, duygularınız ve eylemlerinizdir. Bunu bilerek, yapmanız gereken şey bu enerji çıkışlarının her birinin gücünün farkında olmaktır. İnsanlar olarak, bu alanların her biri üzerinde hâkimiyet kurmaya başlamalısınız. Enerjinizin boşa harcanmasına izin vermeyin. Çevrenizdekilerin olumsuzluklarının yüksek bir kaynaktan gelen değerli enerjinizi tüketmenize izin vermeyin. Zihninizin başıboş gezinmesine izin vermeyin. Siz kendi tapınağınızın ve bilincinizin üstadı ve efendisisiniz. Kudretli «Ben» mevcudiyetiniz içinde bu liderlik rolünü üstlenin.
Üstatlığı başarabileceğiniz bir başka yol da fiziksel bir arınmadan geçmektir. Bedeniniz rahatsız olduğu ve en saf biçimde işlev yapmasına izin verilmediği her seferinde, o da kalp merkezinizdeki yaşamsal enerjiyi çekip tüketecektir. Kaçınılması gereken yiyecekler: rafineleştirilmiş unlar, kafein ve zihin tayfını çarpıcı bir biçimde değiştiren maddelerdir (uyuşturuculardır). Kırmızı etler ise gezegeninizin ürettiği en düşük titreşimli besinlerdir.
Bedenlerinizi bu besinlerden kurtardığınızda, siz bir yüksek enerji ve güç kaynağı haline gelirsiniz. Bu yüksek enerji kaynağıyla da daha berrak bir bilinç haline kavuşursunuz. Bu yüksek bilinç hali içinde de bedeninizin üzerinde bulunan Yüksek Benliğiniz ile bağlantı kurabilirsiniz. Bu enerji kaynağı öyle saf bir elektromanyetik enerji formudur ki, onunla ancak beden titreşim hızınız benzer bir frekanstaysa yeniden birleşebilirsiniz. Bedenin ve zihnin, ruh ile aynı düzeyde yeniden birleşebilecek derecede temizlenmesi zorunludur.
Ruh, titreşim frekansında özveride bulunarak uzlaşmaz. Bir kez öz o yoğun ve güzel ışımaya ulaştığında, artık bunun geri dönüşü yoktur. Şimdi bilinç düzeylerini bir daha yüksek yoğunlukta var olacak şekilde yükseltmek insanların egolarına kalmış bir şeydir. Gezegen üstündeki ruhların misyonu budur. Bu gerçektir.
Dünyanızın kaderi bizim değil, sizin ellerinizde yatmaktadır. Bizler bu zamana dek izlemeyi seçtiğiniz yol yüzünden kaçınılmaz görünen karanlıktan çıkmanıza yardım etmek için buradayız. Biz sizin yolunuza ve irade özgürlüğünüze saygı duyuyoruz. Ancak geriye yaslanıp, realitenizin körlüğü içinde kendinizi yıkıma uğratmanıza seyirci de kalmayacağız. Bizim misyonumuz, doğmakta olan bu yenidünyada ayak basacak sağlam bir yer bulmanıza yardım etmektir. Bu zaman kapısından geçip, bu daha yüksek boyut frekansında bize katılmanıza yardımcı olmak için «Yükselmiş Üstatlar» tarafından gerekli görülen her türlü işlevi yerine getireceğiz. Biz görevimizi tam bir adanmışlıkla yerine getiriyor ve işimizi bir sevgi eylemi olarak görüyoruz.
Bu uzak topraklara yaptığımız yolculuğu, size karşı bir sevgi ve taahhüt yolculuğu olarak görün. Biz kim ve ne olduğunuzdan ötürü size saygı duyuyoruz. Biz sadece, bir gün bu tutumun karşılığını verebileceğinizi umut ediyoruz. Yükselmiş âlemler, yedinci ışın ve onun da üstündeki titreşim frekansına erişmiş ruhları içerir. Bir ruhun daha düşük bir ışının titreşim frekansına erişmiş olması, bu varoluş hali, bu ruhun daha düşük bir nitelikte olduğunu göstermez. Bir ruh Dünya katında yedinci inisiyasyonun sınavlarından geçtikten sonra artık o ruh üçüncü boyut frekansından ayrılıp, insanların bildiği en yüksek düzeye –yedinci ışık frekansına- girmeye hazırdır.
Tanrı’ya dönüş yolunda başka birçok boyut frekansı vardır ama Dünya’nın yaradılış amacı, bu zaman ve uzayda başarılmış olanlar doğrultusunda tutulan yol budur. Bu diyaloğun amaçları açısından açıklanması zor bir kavramdır. Evrende her şey titreşimlerden oluşur. Titreşim frekanslarında milyonlarca değişimler vardır. Ancak bildiğiniz gibi hiçbir şey ışık hızından daha hızlı titreşemez. Her bir renk farklı bir hızda titreşir. Menekşe rengi, tüm rengin mevcudiyeti olan beyaz ışık tarafından massedilip beyaz ışığa dönüşmeden önce en yüksek frekanstır. Bu en yüksek frekans, yedinci ışına eşit olan titreşimdir.
Arkturus Mesajları, Dr.Norma J.Milanovich, Akaşa Yayınları, İstanbul – 1998.